SİPERDE PERENDE
Murat Menteş
Kim der ki “Mukadderat sicimi beni bağlamaz”?
Askını, kaskını, maskeni taksan bile…
Namluların nazarı değdiği zaman
Azrail’in menzilinde kim sakarlaşmaz? Devamını Oku
Murat Menteş
Kim der ki “Mukadderat sicimi beni bağlamaz”?
Askını, kaskını, maskeni taksan bile…
Namluların nazarı değdiği zaman
Azrail’in menzilinde kim sakarlaşmaz? Devamını Oku
Bir profesör, yüksek lisans öğrencilerine pazarlama kavramlarını anlatıyordu:
1. Katıldığınız bir partide büyüleyici bir kız gördünüz ve yanına giderek “Çok zenginim. Evlen benimle!” dediniz. Bu, doğrudan pazarlamadır.
2. Bir grup arkadaşınızla katıldığınız partide büyüleyici bir kız gördünüz. Arkadaşlarınızdan biri kızın yanına gitti ve sizi işaret ederek kıza “O çok zengin. Evlen onunla!” dedi. Bu, reklamdır. Devamını Oku
Kimi için erken kimi için geç
AMA ERGEÇSELDİR ÖLÜM
Önüne dikilse de kimi uzun kimi put
Tek gözlü canavarlar kayalar
Ufuk görünecektir eninde sonunda
Yüzdüğüne göre yaşam denen bu denizde
Bir gün boğulacaksın içinde
Anafora kapıldım deme
Anafor da bizim içimizde
Şile’nin İmrendi’sinde
CAN YÜCEL
TAMER SAĞIR
zamanımın çoğunu bu aldı
söylemesi zor dualar öğrettiler
bahardan öncesi ve sonrasıydı, yalnızlığım
üstüme kuş uçardı.bir kaldırımdan atlarken
bileğimi kestim.kanımı sel,kanımı
kan melekleri tarttı.
çantam ekler dolu,yüzümde bilmediğim mimikler
çikolata kokarım,şemsiyemi açarım;aşık bakarım.
dün yüzüyle geçmişi selamlamamı beklerler.
oysa ki anlayana en anlamlı şeydi acıyla
etimizden sıyrılan kemikler.
oysa aslan payımı alıp annemin karşısına çıksam
alnımda leke.gözlerimden anlar telaşı.
bir omzum hep yere bakar;bir omzum omzuna
yedi kule’den eksiltirler avazımı ve ben yağmur kokarım.
sanırlar ki sesli cinayetler işlemekten korkarım.
mahallenin en eski lokantası
sütün kokuşması ya da duanın anlamsızlaşması gibi
değil söylenmeyenler.
başka acıtır bakışı babamın.
başka bir mahallenin zencisi yapar beni
en ağır taş altında saklanırdım
kaybolsak yedikule’de ve ben sana her akşam
en taze kokusuyla ekler alsam,cümleler kursam.
çikolata koksam ve şemsiyem kırılsa
ve şemsiyemiz kırılsa öyle öyle aksak
yağmurla sonsuza.
Sincan İstasyonu/ Nisan
Siz bir başlangıç bile değilken
yokken denemez çünkü vardınız
geyikler inerdi gözlerinize
ağaçlarınız fındık ve sincap
bu yüzden omuzlarınız
memeleriniz bir kitap gibi okunaklı
oluklara düşen sessiz damlalardı Devamını Oku
