Ali Akçakaya
  • anasayfa
  • Kül
  • tez çalışmam
  • iletiş – contact
  • Click to open the search input fieldClick to open the search input fieldAra
  • MenuMenu
Blog - En Güncel Haberler
Buradasınız:Anasayfa1/Seçme Denemeler2/Asr-ı Hüsran

Asr-ı Hüsran

16 Mayıs 2024/in Düşünce Yazıları, Edebiyat Seçkisi, Seçme Denemeler/tarafından Ali Akcakaya

Ah alanların dünyasıydı, ah alıp ahlayanların. Karanlık yüzlerine vuruyordu, nefretleri kendilerine ama sana kusuyorlardı.

Kötülük filiz vermiş ve nihayetinde vücut bulmuştu. Üstüne giydiği gömleğin ne dikişi ne de cebi yoktu, anlamadığı için anlam da veremiyordu haliyle. Ama bu acziyet ama bu korku, organize kötülüğün ekmeğine yağ sürüyordu. Çıldırmış ve dizginlerinden boşalmış atlar, deli gibi yokluğun ufkuna dörtnala… Olmaman gereken yerde, var olayım derken manayı yitirmene ne diye hayret ediyordu. Bu çark bu felek hep onların değirmenine kan taşıyordu, ruhları zift kokan adamların ellerinden çocukların kanı damlıyordu.

Biri çıkıp da itiraz edemez, düzene ses çıkarana bozguncu diyordu, kimin hakkını gasp ettiği belli olmayan kanunu. Yaşamı yasamanın yetkisini de arkasına alan haramiler, mazluma dar ediyordu. Öz yurduna uzaktan bakan çocukların, parklarda koşturan el oğluna bakıp içlenmesi, vicdana susma diye haykırırken; az ötede birileri, sus payı dağıtıyordu. Susarak var olacağı sanrısıyla ömrünü hiç eden ayak takımı, nefes alsa verdiğine şükrediyordu zaten. Şükürsüzlerin puştluklarına gıkı çıkmayan, o ürkek ama bir o kadar gaddar adamlar, pastadan aldıkları payı hiç ediyordu sırça köşklerinde. Kursakları ve keseleri dolu olunca marifet hasıl olmuş sanan ahmaklar ordusu, yedikçe eşrefini de feda ediyordu. Sadece adi birer mahluk olmak onlara yetiyordu da, be adam sana ne oluyordu! Bir hikmeti de vardı doğru. Hikmetine sual edince, cevabı yekpare bir sükut, insana bu hengamede bir parça sessizlik lüzum ediyordu. Ses çıkmayınca dağ taş dile gelip kimsenin bilmediği sırrı açık ediyordu da, senin payına da onun susu düşüyordu.

Diğerlerine benzedikçe değerlerine de benzediğini unuttuğun müddetçe, şahsiyetine pervasızca paha biçilecekti elbette, doğru. Üç kuruşu görünce aklını da ahlakını da kiraya verenlere, sahip oldukları sual edilince, kalpleri dillerine buğz ediyordu. İbret alacak ferasetlerini modernitenin vestiyerlerine terk edip de hevaların peşinde perperişan halde, tasmasını kim tutarsa onun için havlayan pespayelerin peşinde ömürler ölümlere uzanıyordu.

Kaşla göz arasına sıkışmış zaman, anlar zincirine prangalı mahkuma asrı dar ediyordu, hüsranıyla başbaşa kalacağı ana sürükleniyordu insan, ant içiyordu yaradan…

Ali Akçakaya

Etiketler:Ali Akçakaya
Share this entry
  • Share on Facebook
  • Share on X
  • Share on Pinterest
  • Share on LinkedIn
  • Share on Tumblr
  • Share on Vk
  • Share on Reddit
  • Share by Mail
Möglicherweise interessiert Sie:
Bahar Sesini Duyan Vardır Bir Yerlerde
Manasız Tantana
Şeytan Minaresi
O masallara karnımız aç
Hoşt De
Ömür Dünya
Ahmağın Rızası
uyku öncesini

Kategoriler

  • Düşünce Yazıları
  • Edebiyat Seçkisi
  • Fotoğraflar
  • Seçme Bilimsel Yazılar
  • Seçme Denemeler
  • Seçme Öyküler
  • Seçme Şiirler
  • Video Klipler

Etiketler

Abdülkadir YelerAli AkçakayaanlamAsaf Halet ÇelebiAtilla İlhanBehçet AysanCahit ZarifoğluCaner TaslamanCan YücelCelal SılayCemal SüreyaE. A. RauterEdip CanseverEnis BaturErci HofferErdem BeyazıtErgin GünçeFarid FarjadGazetecilikJ.L.Servan SchreiberJohn TomlinsonKaos TeorisiLevniMehmet AkifMevlanaMurat MenteşNazım HikmetNecip Fazıl KısakürekNeyzen TeyfikOktay RifatOlcay YazıcıOnat KutlarPablo NerudaRainer Maria RilkeRudyard KiplingSavina YannatouTamer SağırTimbalandZiyad Mararİlhan Berkİsmail Tokalatİsmail Uyaroğluİsmet ÖzelŞeyh GalipŞükrü Erbaş
:: Ali Akçakaya
  • Link to Rss this site
  • anasayfa
  • Kül
  • tez çalışmam
  • iletiş – contact
Link to: Tek Hecenin ÖlçüsüLink to: Tek Hecenin ÖlçüsüTek Hecenin ÖlçüsüLink to: Münezzeh NoksanlıklarLink to: Münezzeh NoksanlıklarMünezzeh Noksanlıklar
Scroll to top