Yazılar
Okumak
/in Düşünce Yazıları/tarafındanALİ AKÇAKAYA
Sancılı bir sürecin ve emek yoğun bir yaşamın en soluksuz yamacında zihninizin oksijeni, gülüşlerinizin, bakışlarınızın hatta ve hatta susuşlarınızın dahi en parlak rengidir okumak.
Bir mertebedir aynı zamanda, sürüye ve kitleye inat kendi açtığın patikadan, nesneler cehenneminden özneler cennetine giden yolda gönüllü hicret, bilinçli bir soyutlanma…
cehaletin esaretinden azad olmak isterken, istemeden düşünce hummasına tutulmak…
27 MAYIS DARBESİ GAZETE MANŞETLERİ
/in Seçme Bilimsel Yazılar/tarafındanSamet Coşgun – Ali Akçakaya
Karaya Hasret Kara Dostuma
/in Edebiyat Seçkisi, Seçme Denemeler/tarafındanAkşam olmasını bekliyorum yine, günü kotarıp geçmişin o kirli yığınağına, akşamı bekliyorum. Uzak limanları dolaşan biri var şimdi uzaklarında İstanbul’un. Gelecek biliyorum, gelecek genç dostum. Çok uzaklarda olsa da gelecek. Kalın ve gür sakalıyla gelecek, sabaha karşı demirleyecek bu yakınlarda bir limana, sonra beni arayacak, hoş geldin diyeceğim özlemiyle ayrılığın. Bir paylaşımı anacağız yine. Kendinden emin dikilecek karşıma, hafiften tebessüm ederek.
Bir kara sevdalıdır “O”, karaya varmak için onca denizler aşmış kara dostumdur benim, farklı dillerde bakan onlarca hatunla göz göze gelmiştir. Benim sınırları aşamayan göz bebeklerime inat “O” tüm denizleri görmüştür. Belki “O”nu arayacak o maviyi sindirmiş gözleri, “O”nu aramanın faydasız olduğunu bilse de tüketemediği umuduyla ta oradan buraya koşacak hayalleri. Şimdi uzak coğrafyalarda evrenin ufacık metal cüssesinde kaybediyor ömrün yoksun günlerini. Ama bulacak “O”nsuz bir parça eksik olan bu yaşlı kenti. Ha bugün ha yarın, “O”nu bekliyoruz bir bütünlük halinde. “O”nu yani KEMAL’i
Kül
/in Edebiyat Seçkisi, Seçme Şiirler/tarafındanPişkin mi olmak gerek
olmuş mu
yoksa çiğ mi kalsak
ya da ham mı
yansak nasıl olur
fena mı
Ali Akçakaya

